
Eskişehir ikamet günlerimi tamamlamış bulunmaktayım ve 2 ayı aşkın bir süredir, "yüksekhızlıtren" ile hergün ankara- eskişehir arası mesai yapmaktayım.
Hergün sabahın kör karanlığında 6:30 da evden çıkıp, 7:00 trenine binip Eskişehirdeki işime geliyorum. Akşam da saat 18:10 treni ile Ankara'ya dönüyorum. Yolculuk başlarda çok zor gibi olsa da (ayak uyuşmaları, bel ağrıları, boyun kasılmaları, uykusuzluk) bünye her şekle, her hale alışıyor galiba. (İnsanoğlu bir durumu isteyip, kendini mecbur hissedip ve ona göre de psikolojisini hazırlarsa alışamayacağı şey yok kanaatindeyim).
Ben de alıştım galiba, hatta bünyeme iyi geldiğini bile düşünmeye başladım. Neden mi?
Uzun süredir yapmak isteyip de yapamadığım şeyi yapmaya başladım. KiTAP OKUYORUM.

-AŞK (E.Şafak)
-KAR (O.Pamuk)
-DaVinci'nin şifresi ( D.Brown)
-OMA (E.Noyan)
-...
-...
Daha ne olsun... :)
3 yorum:
benim de sınavdan sonra hurraaa diye daldığım olay.. ben de çoook özlemişim.
ruhumuzun ihtiyacı varmış şekercim ;)
Ne güzelllll...Nicedir ayrıyım kitaplarımdan, özledim çok. Benim yerime de okuyun kızlar:)
Yorum Gönder